Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Öncü Kadınlarımız Müzikli Tiyatro Gösterisi
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ BASIN AÇIKLAMASI
TÜRKİYE SORUNLARI SEMİNERLERİ BAŞLIYOR!
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

NURAL GÜRAN

NURAL GÜRAN
4-8 Eylül 1968 tarihinde Türkiye Öğretmenler Sendikası’nın(TÖS ) Ankara’ da düzenlediği DEVRİMCİ EĞİTİM ŞURASI’nın 7.komisyonu KÖY ENSTİTÜLERİ UYGULAMASINDAN ÇIKAN SONUÇLAR konusuna ayrılmıştır.
11.12.2015 / 23:34

Konuya ilişkin bildiri ise Hurrem Arman, Cevat Geray ve Ceyhun Atıf Kansu tarafından sunulmuştur. 18 sayfalık bildiri kurultay katılımcılarınca tartışıldıktan sonra 3-5 sayfalık bir sonuç raporu oluşturulmuştur. Oybirliği ile kabul edilen rapor aşağıdadır:


Köy Enstitüleri sisteminin; kuruluş hedeflerine ve amaçlarına göre her yönüyle ve ayrıntılarıyla tam bir bütünlük içinde, birbirini tamamlayan bir kuruluş, uygulamalarda da çelişmeyen bilimsel-gerçekçi bir örgüt olduğu görülmektedir. Köy Enstitüleri bu nitelikleri ile altyapı için girişilecek atılımlara uygun ortam ve daha ileri aşamalara geçiş olanaklarını hazırlamıştır.


Köy Enstitüleri kuruluş yerleri ve insan gücü tercihleriyle birçok kuruluşlara ve topluma eğitilmiş insan gücü yetiştirmekle yükümlü bulunan bütün örgün eğitim kurumlarına, uygulamaları ve aldığı sonuçlarla en doğru yolu göstermiş bulunmaktadır.


Köy Enstitüleri; köylerde yatan insan gücü potansiyelini, sağladığı imkân ve fırsat eşitlikleriyle, canlandırmanın ve kullanmanın gerçek metotlarını yaygın uygulamalarıyla ispatlayarak vermiştir. Bu metotlar ve uygulamalar; fırsat ve imkân eşitliği ilkesini yasalara rağmen uygulamayan gelenekleşmiş çağdışı, bilim dışı ve yurt gerçeklerimizle bağdaşmayan metot uygulamalarında direnen düzenin yanında bir devrim niteliği taşıyacak kadar önemlidir. Hatta bu devrim tek parti isteklerine rağmen köyün iç potansiyelinden gelen bir güce ulaşmıştır. Araç olan bilgilerin amaç olarak alınması yerine, üreticilikte ve yaratıcılıkta bir araç olarak kullanılması gereği; insanın önce öğrenen ve sonra yapan bir varlık olmadığının yaparak, üreterek, yaratarak küçük yaştan itibaren katkılarda bulunarak eğitilebileceği, bunun hem bireysel hem toplumsal fayda için zorunlu bulunduğu bu kurumlarda uygulamalar ve alınan sonuçlarla ispatlanmıştır.


Köy Enstitüleri sistemi; yarattığı ortam ve yürüttüğü düzen içinde, yönetim biçimi, okuma, tartışma, eleştiri toplumun kültür verilerini değerlendirme ve tam bir fikir özgürlüğü sağlama yollarıyla öğrencileri ve mezunları arasından pek çok sanatçıların çıkmasını sağlamış, köy sorunlarının sanat aracılığıyla da belirlenmesinde büyük ödev görmüş, yeni ve özlenen aydın türünü yetiştirmiştir.


Köy Enstitüsü sistemi; toplum yararına yapılacak büyük işlerin ancak halk–devlet ve yetişmekte olan genç kuşaklar imecesi, teknik bilgi ve becerisiyle başarılabileceğini ispatlamıştır. Bu yolla toplumu kuşaklar boyunca ödeme yükümlülüklerine sokan dış borçlanmalar, taahhüt ve özel sektörden başka kalkınma yolu tercihlerine varmayan bir tutumun yanında, bizim gibi geri kalmış toplumların kendi gücüne dayanarak neler başarabileceğini göstermiştir.


Uygulanan imece yolu, yalnız Köy Enstitülerinin içinde değil bütün köylere yaygın bir iş uygulaması niteliği taşımaktadır. Köylere giden sanat ekipleri, köylerde kurulan işlikler, mezunlarla köylere giren aletler ve üretim araçları, bunlarla başarılan işler gerçekçi bir halk eğitiminin yaygın örneğini vermiştir.


Köy Enstitüleri savaş yıllarının yarattığı darlıklar içinde gerek içte gerekse köylerde teknik konulara ve uygulamalara verdiği önem dikkat çekicidir. Bu yönden Köy Enstitüleri altyapıya dayanan örgütlü, planlı bir endüstrileşmenin en güç koşullar içinde bile gerçekçi yollarını bir başlangıç olarak göstermiş bulunmaktadır.


Köy Enstitüleri içinde ve köylerde uygulan olan imecenin asıl bilimsel amacı eğitim ve üretimdir. Bu uygulamalar çok yüksek olan eğitim maliyetinin doğal olarak en aza düşmesini de sağlayan, toplumumuz için büyük önemi olan bir sonucu da beraber getirmiştir.


Köy Enstitüleri sistemi köy bölge okulları kuruluşu ile türlü hizmetleri tabana ulaştırmada tutulması gereken yolu da göstermiştir.


Köy Enstitüleri, kesimlerindeki köylerin birer araştırma ve inceleme merkezi ödevini görmekte idiler. Yüksek Köy Enstitüleri bu yönden Türkiye ölçüsünde ilrde yapılacak değerlendirmelere esas olabilecek araştırma ödevini görmeye başlamıştır. Bu durum gerçek incelemelerin kendi ortamında ve doğal koşullar içinde, yaşanılarak yapılabileceğini göstermesi ve ispatlanması bakımından önemlidir. Köy Enstitüleri bu tutumuyla, köy sorunlarının belirlenmesinde, bunlara gerçekçi, tutarlı çözüm yolları bulunmasında da örneklik etmiştir.


KÖY ENSTİTÜLERİ UYGULAMALARINDAN ÇIKAN SONUÇLAR


Aşağıda sıralanacak yargılar, Köy Enstitülerinin saptırılmadan uygulandığı 1945 yılına kadar alınan sonuçları özetler:


1)Köy Enstitüleri, Kurtuluş Savaşının temeli olan Ulusal Tam Bağımsızlık ilkesinin bölünmez bir parçası olan eğitimde, kültürde bağımsızlığın gerçek örneğini vermiştir.


2)Köy Enstitüleri, Atatürk devriminin temele, altyapıya ulaştırılması için kurulmuş cumhuriyetçi, milli eğitim kurumlarıdır.


3)Köy Enstitüleri belli toplumsal gerçeklerin, belli tarihsel koşulların ürünüdür.


4)Eğitimin gerçek görevi, insanı güçlendirmek, insanı hayat savaşında doğayı yenebilir, kendisini ve çevresini değiştirebilir hale getirmektir. Bu amacı ancak iş içinde eğitim gerçekleştirebilir, bu insanın tarihsel evriminin ve yapısının gereğidir.


5)Köy eğitiminin gerçekleşmesinde; köyün içinden gelen insanın eğitilip yetiştirilmesi ve köye önder olarak gönderilmesi düşüncesi, Atatürk’ ün halkçı devlet anlayışından gelir.


6)Köye yararlı insan yetiştirecek kurumlar, ancak köylü kaynağı ile köylerin yanı başında kurulabilir.


7)Köy Enstitüleri, insanı kendine ve çevresine yabancılaştırmayan, insanın yaratıcı gücünü ulusal hayata katan insancı, toplumcu bir eğitimin ürünlerini vermiştir.


8)Halk yönetimi demokrasi eğitim ile başlar ve gerçekleşir. Köy Enstitüleri öğrencilerini yönetime katarak, insan gelişimine özgürlük tanıyarak, tartışma ve eleştirme geleneği kurarak tabana dayalı bir demokratik düzenin gerçek örneğini vermiştir.


9)Gerçek yurt sevgisi; yurdun somut tanınması, yurda kendimizden, emeğimizden bir şeyler, ona kendimizden bir şeyler vermemizle canlanabilir, sağlanabilir.


10)Köy Enstitüleri hayatı ve kitabı yeni bir kültür yaratmanın koşulları olarak, özgürlüğün gerçek yolları olarak öğrencilerin dünyalarına ardına kadar açmıştır. Köy Enstitülerinde kitap yasağı hayatı eleştirme ve düşünce suçu yoktur.


11)Köy Enstitüleri, köylü halk geleneğinin en güzellerinden biri olan İMECEYİ yeni bir hayatın yaratılmasında, yurdun kurulmasında, toplumsal işlerin yürütülmesinde yeni bir eğitim ve kalkınma kaldıracı olarak canlandırmıştır.


12)Yüksek Köy Enstitüsü uygulaması ile Türk tarihinde ilk kez halka dönük üniversitenin köy kaynağından gelen ilk çekirdeği kurulmuştur.


13)Türkiye için gerekli öğretmen tipi. altyapı geliştiricisi olarak halkın kültür değerleri ile beslenmiş, iş içinde yoğrulmuş ve köyün hayatını her yönden etkileyici güçte devrimci öğretmen tipidir.


14)Altyapı reformlarıyla birlikte yürümeyen ileri bir eğitim reformu engellenir. Eğitim toplumsal gelişimin bir parçasıdır. Öteki parçaları ortaçağda kalan bir toplumda, tek başına eğitim reformu yozlaşır, bozulur, kösteklenir. Köy Enstitüleri bu gerçekler bilinerek kurulmuş, yürüyebildiği kadar yürümüş ve beklenenden fazla sonuçlar vermiştir. Yapı değişikliği istemeyen egemen güçlerin işbirliği ile kapatılmışlardır. Asıl olumlu yönleri kapatılmalarının nedenlerinde yatmaktadır.


15)Geleceğin Türkiye’sinde halkçı devrimci eğitime çare arayacak yurtsever kuşaklar, köy enstitüsü uygulamasında ‘ULUSAL, GERÇEKÇİ ve HALKÇI bir eğitimin özbeöz Türk kalan felsefesini bulacaklardır.


Buna uygun olarak aşağıdaki kararların alınması komisyonumuzca uygun görülmüştür:


1)Köy Enstitüleri gerçeği ve ona etkin olan nedenlere ilişkin Genel Kurula 6.9.1968 tarihinde sunulan ‘Köy Enstitüleri Uygulamasından Çıkan Sonuçlar’ adlı Cevat Geray, Hurrem Arman, Ceyhun Atuf Kansu tarafından hazırlanan rapor Genel Kurul tartışmaları sırasında ortaya çıkan yeni önerileri de geliştirilerek aynen kabul edilmiştir.


2)Buna bağlı olarak, raporda ve Genel Kuruldaki tartışmalarda belirlendiği gibi, köy enstitüsü sorununun bilimsel bir temele oturtulması, o günkü ekonomik, toplumsal, kültürel, tarihsel, siyasal koşulların içinde tam olarak eleştirilmesi için, delege Bülent Gözen’in komisyonumuza sunulup benimsenen önerisinde yer aldığı gibi, 6 kişilik (ekonomist, sosyolog, tarihçi ve köy enstitüsü eylemine katılmış kişilerden) bir araştırıcı kurulun TÖS tarafından çalıştırılmasını ve sonuçların bu takvim yılı içinde yayımlanmasını önermiştir.


3)Komisyonumuzca tartışılan konunun köy enstitülerinin bugünün ya da yarının koşulları içerisinde açılıp açılmaması değil, DEVRİM İÇİN EĞİTİM uygulamasında eyleme geçmiş bir tarihsel örnek olduğu gerçeğidir. Bu nedenle köy enstitüleri uygulamasından çıkan ilkelerden ancak ilerde ANAYASANIN tastamam uygulandığı bir düzende yararlanabileceği görüşüne varılmıştır.


4Devrim için eğitim uygulamalarının gerçekleşebilmesi için devrimci öğretmen, öğrenci, sendikacı ve aydınlardan kurulu ve sürekli olarak işleyen bir araştırma kurulunun sağlanması uygun görülmüştür.


Rapor oybirliği ile kabul edilmiştir.

Etiketler:
Bu haber toplam 2190 defa okundu
İstanbul 3. Havalimanının adı Atatürk olsun!
Basın açıklaması sonrası açılan imza standımız 21-26 Eylül tarihleri arasında açık olacaktır.

YAZARLAR


Sayac Yeri