Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ BASIN AÇIKLAMASI
TÜRKİYE SORUNLARI SEMİNERLERİ BAŞLIYOR!
15 TEMMUZ PERSPEKTİFİNDEN TSK'NIN VE TÜRKİYE'NİN GELECEĞİNE BAKIŞ
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

KUR'AN'IN TÜRKÇE OKUNUŞUNUN 84. YILDÖNÜMÜ

KUR'AN'IN TÜRKÇE OKUNUŞUNUN 84. YILDÖNÜMÜ
19 Ocak salı günü Kurân’ın Türkçe okunuşunun 84. yıldönümünde derneğimizde yapılan sunumda; eğitim kurulu üyemiz Fatoş YÜCEL,yine eğitim kolu üyemiz Halit KURULAY’ın derlediği, Hafız Yaşar OKUR’un 23 Ocak 1932 tarihinde Akşam Gazetesi’nde yayımlanan röportajından aşağıya alınmış bölümleri paylaştı.
10.02.2016 / 13:30

Bundan 84 yıl önce bugün yani “22 Ocak 1932 Günü”  Kurân-ı Kerim, ilk kez Hafız Yaşar OKUR tarafından İstanbul Yerebatan Camii’nde kalabalık bir cemaat huzurunda ve Türkçe olarak okunmuştu.


Gazetelerde günler önce “22 Ocak 1932 günü Türkçe Kurân tilavet edileceği” haberleri yazılmış ve dinlemeye gelenler saat 10.12 den itibaren Yerebatan İbadethanesi’ni doldurmaya başlamıştı. Bir saate yakın bir sürede tıklım tıklım dolan camide yer kalmayınca, yağmurun çiselemesine rağmen gelenler avluda bekleyerek Türkçe okunan Kur’ân-ı dinlemekten vazgeçmemişlerdir.


Saat 13.30’da camiye gelen Hafız Yaşar Okur, kalabalık nedeniyle zabıtanın yardımı ile içeriye girebilmiştir. Cemaatin arasında İstiklal Mahkemeleri’nin meşhur hâkimlerinden KILIÇ Ali ve kaldırılan ANDIMIZ’ın yazarı Reşit Galip Bey de vardı.


Hafız Yaşar Okur  “Euzü Besmele” çekerek Yasin Suresi’ni; önce Arapça sonra da Türkçe olarak, Müşfik ve Rahim ALLAH’ın ismiyle Rast Makamı’ndan okumuştu.


Bu ilk birlikte ibadetin Türkçeleştirilmesi projesi, 1932 Ramazan ayında uygulanmaya konulmuş ve Dolmabahçe Sarayı’nda yapılan toplantıda Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa, Hafız Yaşar Okur’a bundan böyle İstanbul’un değişik camilerinde Türkçe Kurân okutulmasını görev olarak vermiştir. Ayrıca Hafız Yaşar Okur’a; “Bana sesi güzel ve musikiye aşina olanlardan bir liste yap, getir” demiştir. Üç gün sonra Hafız Yaşar; Sadettin (KAYNAK) Sultan Selimli Rıza, Süleymaniye Camii Müezzini Kemal, Beylerbeyli Fahri, Dar-u Talim-i Musiki’den Büyük Zeki, Muallim Nuri ve Burhan Beyler’in isim listesini Atatürk’e takdim eder.


Bundan sonra yaşananları Hafız Yaşar OKUR şöyle aktarır:  “Benim dahi haberim olmadan tercüme ve Türkçe’ye çevrilmiş Bayram Tekbirlerini meğer Atatürk ilgililerden istemiş ve kendisi de bunu meşkedecekmiş. Bizleri hafızlar olarak bir gün Dolmabahçe Sarayı’na davet etti ve Cemil Sadi Bey’in Kurân tercümesini getirtti; Kur’ân-ı ayağa kalkarak, ceketini ilikleyerek eline alıp öptükten sonra Fatiha Suresi’ni açıp, halka okuyormuş gibi ağır ağır bizlere okudu.


Hafızlara dönerek; “içinde bulunduğumuz bu Kutsal Ay’da camilerde Türkçe Kur’ân-ı Kerim’in, mukabelelerle beraber tamamını okuyun ve Türkçe olarak da lütfen cemaate açıklayın. Sizlerden tek isteğim şudur: İncil’in; Almanca, İngilizce, Fransızca, İtalyanca yazıldığı gibi Türkçe’nin de yazılmasını benim gibi sizler de istersiniz. Bu nedenle sizler de, öz Türkçe yazılan Kur’ânımızı cemaatlere tanıtın ve sevdirin” demiştir. “Size ayrıca bugünkü gazetelerde; yarın bütün camilerde okunacak surelerin açıklamalarının Türkçe olarak yapılacağı haberini de veriyorum”.


Türkçe Kur’ânımız, Cemil Sait Bey tarafından Fransızca’dan, Kesimiriski’nin Le Coran tercümesine dayanarak hazırlanmıştır.  Yerebatan Camii’nde tilavet edilen Yasin Suresi de buradan alınmıştır.


Türkçe Ezan ve Kur’ân okunması, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu yıllarda Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 18 Temmuz 1932 tarihli bir genelgesiyle resmen tüm yurtta uygulanmayabaşlanmıştır. Bu uygulama, Cumhuriyet Halk Partisi döneminde 18 yıl boyunca uygulanmış ve halk tarafından benimsenmiştir. Çünkü Kur’ân’ da yazılı Arapça metinlerin, Türkçe olarak halka aktarılması ile içeriği çok açık olarak anlaşılabiliyordu.


Fakat 1950 seçimlerinde %53 oy alarak iktidar olan Demokrat Parti, bu tarihten itibaren Ezan ve Kur’ân ın Türkçe’den tekrar Arapça’ya döndürülmesi için Meclis’e önerge vermiş ve kanun teklifi çoğunlukla kabul edilmiştir. Başbakan Adnan Menderes’in bu teklif verilmeden önce Meclis Kürsüsü’nden milletvekillerine hitaben, “Siz isterseniz hilafeti tekrar getirebilirsiniz” sözü bu teklifin kabulünde çok etki yapmıştır.


Türkçe Ezan okunması, Meşrutiyet döneminde de bazı aydınlarımız tarafından dile getirilmiştir. Ziya GÖKALP, Ezanı şöyle şiirleştirmiştir,


                “Bir ülke ki, camisinde Türkçe Ezan okunur,


                Köylü anlar manasını, namazdaki duanın,


                Bir ülke ki, mektebinde Türkçe Kur’ân okunur,


                Küçük- büyük herkes bilir buyruğunu Hüda’nın,


                Ey Türk oğlu, işte senin orasıdır Vatan’ın.

Etiketler:
Bu haber toplam 832 defa okundu


Sayac Yeri