Anasayfam Yap    -
Reklam     -
Kunye     -
Son Mansetler    -
Iletisim                                 
Facebook    -
Öncü Kadınlarımız Müzikli Tiyatro Gösterisi
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ BASIN AÇIKLAMASI
TÜRKİYE SORUNLARI SEMİNERLERİ BAŞLIYOR!
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

İSTANBUL'DAKİ TERÖR SALDIRISINI BASIN AÇIKLAMASI İLE KINADIK...

İSTANBUL'DAKİ TERÖR SALDIRISINI BASIN AÇIKLAMASI İLE KINADIK...
Cumartesi gecesi, İstanbul’da hain bir terör saldırısı gerçekleştirildi.
13.12.2016 / 12:45


tyle>



Değerli Basın Mensupları, Saygıdeğer Karşıyakalılar,



Cumartesi  gecesi, İstanbul’da hain bir terör saldırısı gerçekleştirildi. Bu saldırıda, 20 polisimizi ve 8 sivil yurttaşımızı şehit verdik. Bazılarının durumu ağır olan çok sayıda da yaralımız var. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına, emniyet camiasına ve tüm Milletimize başsağlığı ve sabırlar,  yaralanan yurttaşlarımıza da acil şifalar diliyoruz.



Devlet yetkilileri, bu saldırının PKK terör örgütü tarafından gerçekleştirildiğini belirtiyorlar.  Bu saldırı, polisimizi hedef almış olsa da aslında tüm Milletimize yapılmıştır. Bölücü terör örgütünün, adına açılım ya da çözüm süreci denilen ihanet süreci boyunca güç topladığını, güvenlik güçlerimizin elinin kolunun bağlandığını biliyoruz. Ülkeyi yönetenlerin bu duruma seyirci kalmaktan öte, destek olduklarını da biliyoruz.



Ancak, bugün durum çok farklıdır. Askerimiz ve polisimiz, canlarını hiçe sayarak ve şehitler vererek PKK’yı kazdığı hendeklere gömmüşlerdir. Doğu ve Güneydoğu’da devlet, gücünü ortaya koymuş ve PKK’nın demokratik özerklik şımarıklığına son vermiştir. Güvenlik güçlerimiz, PKK’yı vurdukça, ABD ve AB’den ses gelmektedir. Türkiye Cumhuriyeti ile PKK’yı eşit güçler olarak görmekte ve “tarafları” müzakereye davet  etmektedirler. O günler geride kalmıştır. Artık, Oslo ya da Dolmabahçe manzaraları yaşanmayacaktır. Türk Milleti, o zilleti reddetmiştir. Tekrarlanmasına da izin vermeyecektir.   



Türkiye, bir yandan IŞİD bir yandan PKK ile uğraştırılırken, üst akıl,  Suriye’nin kuzeyinde, yani güney sınırımızda, bir “Kürt Koridoru” oluşumuna yol vermiştir. Yeri gelmişken, bu üst akıl meselesine de açıklık getirelim. Öyle tanımlanamayan, esrarengiz  bir şeymiş gibi adı bir türlü söylenemeyen bu üst akıl, adıyla sanıyla ABD’dir ve  Avrupa’dır. Bunlara İsrail’i de ekledik mi şer üçgeni tamamdır. PKK’nın Suriye kolu YPG’yi kara gücü olarak niteleyen ABD, açık bir şekilde, Türkiye’nin karşısında, PKK’nın yanında yer almaktadır.



Değerli Basın Mensupları,



15 Temmuz’da  Fetullahçı Terör Örgütü’nün darbe girişimini Ordumuz ve Polisimiz ile birlikte yenilgiye uğratan Milletimiz, bu hain saldırının arkasındaki üst aklı da bilmektedir: ABD.                        15 Temmuz’dan sonra her şey artık çok farklıdır. İşler, ABD’nin planlandığı gibi gitmemiş, “Metal Fırtına” girişimi 12 saatlik bir çarpışma ile yenilgiye uğratılmıştır.



Hemen arkasından Ordumuzun başlattığı Fırat Kalkanı Harekâtı ile de oluşturulmaya çalışılan Kürt, daha doğru bir söylemle Amerikan Koridoru’nun  bir başka başarısız girişim olarak kalacağı anlaşılmıştır. ABD, Irak’ta başarısız olmuştur. İran’a boyun eğmiştir. Suriye’de yenilmiştir. Türkiye’yi bölememiştir ve bölemeyecektir. Ancak, bunları sessizce kabullenip Atlantik’in ötesine dönecek değildir. İşte, patlayan bu bombalar bunun işaretidir. Ancak, Türk Milleti buna boyun eğmez. Gün birlik olmak, canımıza kasteden hainlere Milletimizin gücünü gösterme günüdür.



Buradan, Tayyip Erdoğan’ı bir kez daha uyaralım. FETÖ Gazi Meclis’i bombaladı. Başarılı olsaydı, kapatacaktı. Sonuçsuz kalacak olan başkanlık girişimi de aslında  Meclis’i kapatma girişimidir ve anayasal suçtur. Milletimizin en çok birliğe ihtiyacı olduğu bugün, bunu yapma. Milleti bölme. FETÖ’nün yapamadığını yapmaya çalışma. Milletimiz, bölenlerin değil, birleşenlerin yanında olacaktır.  



ABD, 15 Temmuz’da da Türkiye’nin karşısında, bu kez FETÖ’nün arkasındaydı. Demokrasi adına girdiği ülkeleri kana ve gözyaşına boğan, yıkıma uğratan ABD, yıllardır koynunda büyüttüğü  Fetullahçı Örgütün darbe girişimi Ordumuz, polisimiz ve Milletimiz tarafından yenilgiye uğratılınca, istikrardan yana olduğunu belirtmek zorunda kaldı.



15 Temmuz’da canına kastedilen Türkiye’ydi, ancak Tayyip Erdoğan konuyu yalnızca kendi canı bakımından ele aldı. Gene de bu musibetten bir takım hayırlı sonuçlar doğdu.



Tayyip Erdoğan,  Suriye’nin bölünmesinin Türkiye’nin bölünmesi anlamına geleceğini anladı.     


Etiketler:
Bu haber toplam 631 defa okundu


Sayac Yeri